Afrodisias – Karacasu’yu fotoğraflamak ister misiniz?

Urla Fotoğraf Grubu Kasım ayında Afrodisias ve Karacasu’ya gezi düzenleyecek. Urla Fotoğraf Grubu 5 Kasım’da UNESCO Dünya Mirası listesine giren Afrodisias’a fotoğraf gezisi düzenleyecek.

Gezide UNESCO Dünya Mirası listesine giren Afrodisias’ın büyülü güzelliklerini gezip fotoğrafladıktan sonra önce Afrodisias Müzesi; ardından Karacasu’nun çömlek atölyeleri ziyaret edilecek.

Gezi sabah 07.00’de Urla’dan başlayacak ve yol üstünden yolcular alınarak devam edecek. Sabahtan öğleye kadar Afrodisias gezilecek; öğle yemeği Karacasu’daki pidecide yendikten sonra çömlek atölyelerine geçilecektir.

Bu gezinin fiyatı UFGD üyeleri ve aileleri için 50 TL; diğer katılımcılar için 60 TL olarak belirlendi. Katılmak isteyenlerin 27 Ekim 2017 akşamına kadar bildirimde bulunmaları ve en geç 31 Ekim akşamına kadar da ödemelerini yapmaları gerekmekte. Katılım 30 kişi ile sınırlandırıldığı için gitmek isteyenlerin hızlı davranmaları gerekiyor. Etkinlik hakkında ayrıntılı bilgi almak ve organizatörler ile iletişim kurmak için TIKLAYINIZ.

Afrodisias

Afrodisias, Aydın İli’ne bağlı Karacasu ilçesinde. Adını aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite’den alan Aphrodisias özellikle Roma çağında Aphrodithe tapınımı ile ünlenmiş antik bir kent olup, günümüzde de çok iyi korunmuş anıt yapıları ile Türkiye’nin en önemli arkeolojik yerlerinden biri. Afrodisias 1958 yılında Ara Güler tarafından tesadüfen bulunmuş, sonrasında Prof. Dr. Kenan Tevfik Erim tarafından gün yüzüne çıkarılmıştır. Hayatını Afrodisias’a adayan Prof. Erim’in mezarı, vasiyeti gereği Afrodisias’tadır.

Afrodisias’ın keşfedilme hikayesi:

Aydın’ın Geyre beldesinde bir baraj açılışı için bölgeye gazeteci olarak giden ve dönüşte yolunu kaybeden Ara Güler, bir köyden geçerken köylülerin tarihle içiçe yaşadığını görür. Köyde yaşayan insanlar tarafından Roma sütunları ve mimari parçaları hala kullanılmaktadır. Köyde yer alan her türlü mimari yapı, Roma dönemi eserlerini de barındırmaktadır. Tarihi lahitler bile üzüm şırası süzmek için kullanılmaktadır ve köyün her yeri tarihi eserlerle doludur.

Karacasu ise Neolitik Çağ’dan bu yana çömlekçilik yapılan bir yerdir. Babadan oğula geçen bu mesleği bugün 37 atölyede 100’ün üzerinde usta yaşatmaktadır. Karacasu çömleklerinin özelliği, bölgenin kırmızı toprağından yapılmaları ve zararlı madde içermemeleridir.

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: